Spor Dünyası ve Grafik Tasarım

Spor dünyasını yöneten organizasyon ve kuruluşlar kendi kuyularını kazmaya devam ede dursunlar, gerçek profesyoneller – yani oyuncular ve atletler – Nike ve Adidas gibi über-sponsorların yanında her bakımdan çok daha formda görünüyorlar. Onlar veya vekilleri, bu marka oyununu dalavereci efendilerinden çok daha iyi oynuyorlar.

Kişisel markalama bir spor yıldızına, aktif spor hayatını bıraktıktan çok sonra bile, alışkın olduğu yaşam şartlarını korumasını sağlayacak büyük ticari anlaşmaların, sponsorlukların ve yardımların kapısını açabilir. Şık görünümlü bir logo Olimpos tanrılarına yakışan bir hızda, rakamlara basamak ekleyebilir. Amerikan basınının “Timsah” adını taktığı René Lacoste tarafından başlatılan bir süreç bu. Onun ayak izlerini Fred Perry takip etti ve bu isimlerin her ikisi de kalıcılığı olan giyim markaları yarattılar. Ama spor yıldızlarının pazarlanması aslında 1980’lerde Michael Jordan’la tırmanmaya başladı. Jordan’ın Jumpman logosu bir dönem milyonlarca Nike Air Jordan’ı süslüyordu. Bugünse Beckham markası çıtayı yükseltmiş görünüyor.

 

 

spor cu Lewis Hamilton’un Safari Sundays tarafından tasarlanan logosu
Spor cu Lewis Hamilton’un Safari Sundays tarafından tasarlanan logosu

 

Goldenball’un en kârlı anlaşmalarının birçoğu, örneğin Adidas’la yaptığı 160 milyon dolarlık ömürlük sözleşme, bir markaya ihtiyaç duyulmaksızın, kendisinin muazzam popülaritesine duyulan güvenle imzalandı. Beckham ancak 2011’de, Simon Fuller ile birlikte H&M’den ”Bodywear” adlı iç giyim koleksiyonunu ve yeni bir markalama girişiminin bir parçası olarak Homme by David Beckham parfümünü piyasaya sürdüğünde kendine (Alasdhair Williams’ın tasarladığı) bir logo edindi.

Peki başka A-sınıfı atletleri kendilerini faal oldukları sportif çevrenin üstüne taşımayı nasıl başarıyorlar? Kişisel bir marka işareti şimdi artık alet kutusunun elzem bir öğesi. En azından, Beckham gibi bir marka çalışması yapıp, Simon Fuller’ı ticari işlerinizin sorumlusu yapıyorsanız. Fuller’ın menajerliğinde, hem Lewis Hamilton, hem de Sir Bradley Wiggins kendi adlarını verdikleri, görsel kimlikleriyle ayırt edilen markalar piyasaya sürdüler. Hamilton’un Safari Sundays tarafından tasarlanan markası bir F1 arabasının burnunu andıran parlak ve yırtıcı bir tasarım içeriyor. Wiggins kimliğiyse, mod stili bir hedef tahtası/tekerlek teması etrafında bisikletçinin yeni ekibinin formalarını oluşturuyor.

 

spor cu Andy Murray’nin Aesop tarafından tasarlanan “77” kimliği
Spor cu Andy Murray’nin Aesop tarafından tasarlanan “77” kimliği

 

Andy Murray ve Fuller 2013’te birlikte bir menajerlik şirketi kurmuş ve adını 77 koymuşlardı. Bu adın ilham kaynağı Wimbledon tenis turnuvasında tek erkekler kategorisinde Britanya asıllı bir şampiyonun çıkması için beklenen 77 yıllık süreydi. Murray bu bekleyişi o yıl – ve tesadüf o ki – yedinci ayın yedinci gününde sona erdirdi. Murray’nin Aesop tarafından bir hayli reklamı yapılan yeni kimliği hem adının baş harflerini, hem de bu “son derece anlamlı” rakamı işaretliyor ve belli belirsiz de olsa bir tenis kortunu ve Murray’nin mizacını karakterize eden sivrilikleri akla getiriyordu.

Spor yıldızı kimliğinin – ve bunu söylerken yalnızca Simon Fuller’a hizmet edenlerin kimliklerinden bahsetmiyorum – oluşturulmasında verilen en büyük sınav, karakteri yansıtmak, ya da karakterin olmadığı yerde bir karakter uydurmak. “Logonun veya marka işaretinin bir hikâye anlatması, sporcunun kişiliğini, tutkusunu ve hem saha içinde, hem de saha dışındaki bireysel özelliklerini yakalamak önemli” diyor Nike’ın NBA yıldızları için birçok kimlik tasarlamış olan Hype Type Studio’nun kurucusu Paul Hutchison.

“Sporcu kişilik” terimi genellikle kendi içinde tezat barındırmakla suçlansa da, bu dünyada kişilikleri olan sporcular da var ve bazen herkese tanıdık gelen bir zafer pozunu da (Usain Bolt, Mo Farah), bir marka işaretinin temelini oluşturmak üzere, bonus olarak yanlarında getirebiliyorlar. Kişiliğin idrak edilmesinin daha zor olduğu durumlarda, tasarımcıya kalan yalnızca atletik güç, “tavır” ve bir ayakkabının, çantanın veya şapkanın kenarında harika görünecek şekilde yeni bir form verilmiş baş harflerinden ibaret.

 

spor cu Hype’ın Maya Moore için tasarladığı kimlik
Hype’ın spor cu Maya Moore için tasarladığı kimlik

 

“Hızlı ve vahşi” gayet yaygın olarak kullanılan bir imaj. Ama gelecek vaadeden atletler markalama trenine binmeye devam ettikçe çeşitlilik görmemiz de mümkün. Ve bu sporcuların arasında henüz ipleri büyük sponsorların ellerine geçmemiş olanlar da var. Paul Bedford Ltd’nin, yeni IBF (Uluslararası Boks Federasyonu) kıtalararası hafifsıklet şampiyonu olan ama kendi spor dalının dışında pek de tanınmayan Richard Commey için yaptığı çalışmada, boksörün değil Belford’un mesleğinden ilham alınarak, kayıtlı
ticari marka ve telif hakkını belirten simge bir “R” ve bir “C” formunda kullanıldı ve markalamanın grafik diline gönderme yapıldı.

Sporda, kişisel marka iyiden iyiye oyunun bir parçası haline gelmiş bulunuyor. Peki bu durum lezzet noktasında biraz daha zayıf olan sorumlu bireyleri kurtarabilecek güçte mi? Brand Blatter’dan gözünüzü ayırmayın derim.

Düşüncelerinizi Paylaşın